Mercedes-Benz bayisindeki yoga görüntüleri, ardından Konya’dan gelen parodi… Sosyal medyanın son mizah malzemesi, daha geniş bir etkinlik dünyasının kapısını aralıyor. Ahırdan tarihi sarnıca uzanan programlarda artık matı nereye serdiğiniz de deneyimin önemli bir parçası.
Bir yoga etkinliğine giderken eskiden matınızı almanız yeterliydi. Şimdi programı biraz daha dikkatli okumak gerekiyor. Otomobil bayisine mi gidiyoruz, ahıra mı? Kahvaltı dahil mi? Kıyafetlerin atlarla renk uyumu nasıl olacak?
Mercedes-Benz bayisinde düzenlenen yoga etkinliğinde matlar, araçların arasına serildi. Ardından Konya’da “Yiğidolarla Yoga Etkinliği” buluşması, yoga hazırlığını tavla ve okeyle birleştirdi. Fakat sıra dışı yoga mekânlarının haritasına bakınca otomobil bayisi, listenin yalnızca bir durağı.
Ahırda yoga, bej tonlarında katılım
İstanbul’daki Demir Bey Atlı Spor Kulübü için duyurulan “Yoga & Horse” programında ilk sırada “Ahırda Yoga” yer alıyor. Ardından serpme kahvaltı, çiçek atölyesi, ata binme ve fotoğraf çekimleri geliyor. Etkinliğin kıyafet kodu da var: Siyah, kahverengi ve bej. Doğayla buluşmanın renk paleti önceden belirlenmiş.
Bu program, yoga etrafında oluşturulan yeni teklifin küçük bir özeti gibi okunabilir. Birkaç saat içinde hareket ediyor, sosyalleşiyor, bir şey üretiyor ve fotoğraf çektiriyorsunuz. Yoga, günün tamamını paketleyen bir deneyimin açılış seansına dönüşüyor.
Sarnıçta köklen, sonra kahvaltıya geç
İstanbul’daki bir sarnıçta hazırlanan program ise tarihi atmosferi yoga ve brunch ile birleştiriyordu. Bir saatlik pratiğin ardından katılımcılar, yakındaki otelde açık büfe kahvaltıya davet ediliyordu. Duyuruda tarihî yapıda “ana kök salma” fikri öne çıkarılıyordu.
Tarihi bir yapıyı farklı biçimde deneyimlemek elbette çekici olabilir. Etkinlikte tarihi bir yapının atmosferi, yeme içme ve yoga dersi tek bilette sunuluyor. Katılımcılar için ders, küçük bir şehir kaçamağına da dönüşüyor.
İçine dön, balıklarla göz göze gel
Yoga matının İstanbul’daki adreslerinden biri de Emaar Akvaryum. Kurumun paylaşımında yoga ve pilates, deniz canlılarının eşlik ettiği bir deneyim olarak sunuluyor; gruplara özel etkinlik ve rezervasyon seçeneği de bulunuyor. İçine dönmek isteyenler için dışarıdaki manzara hayli hareketli.
Bir akvaryumu spor alanı olarak deneyimlemek, alışılmış ziyaretin dışına çıkma fırsatı sunuyor. İşletme açısından da aynı mekânın farklı bir etkinliğe açılması demek. Ancak bu örnekte de merak uyandıran ilk unsur, pratiğin içeriğinden önce dekoru. “Nasıl bir yoga?” sorusunu, “Nerede yoga?” sorusu geride bırakıyor.
Mekân, pratiğin önüne geçtiğinde
Bu etkinlikleri yan yana koyunca ortaya bir pazarlama sorusu çıkıyor: Katılımcıya sunulan değerin ne kadarı dersten, ne kadarı dekor ve programdan geliyor?
Yeni bir ortamda hareket etmenin, arkadaş edinmenin veya farklı bir gün geçirmenin kendi başına karşılığı var. Ama fotoğraf çekimi, kıyafet kodu, ikramlar ve mekânın itibarı teklifin merkezine yerleştikçe yoga eğitiminin niteliği daha az görünür kalabiliyor. Etkinlik duyurusunda eğitmenin yaklaşımından önce hangi renk giyileceğini öğreniyorsak, öncelikler üzerine konuşmak gerekiyor.
Konya’daki parodi de tam bu gösterişli sunum dilinin içine tanıdık alışkanlıklar yerleştiriyor. Yoga matının yanına okey gelince ambalajın ne kadar belirleyici olduğu bir anda görünür oluyor.
Wellness etkinliklerinde yaratıcılık, mekânın şaşırtıcılığıyla kolayca karıştırılabiliyor. Oysa ahır, bayi veya akvaryum seçimi, deneyime ne kattığı ölçüsünde anlamlı. İyi tasarlanmış bir buluşmada mekân, katılımcının rahatlığına, öğrenmesine ve kurduğu ilişkilere katkı sunar.
Eleştirinin adresi de bu etkinliklere katılan insanlar üzerinden kurulacak esprilerden çok, her gündelik ihtiyacı gösterişli bir pakete dönüştüren iletişim dili. Dinlenmek için kahvaltı, çiçek atölyesi, renk uyumu ve fotoğraf çekimi gerekiyorsa, programın kendisi biraz yorucu olmaya başlamış olabilir.