Fill In The Blanks iş birliğiyle hazırladığımız Orada Saat Kaç? serisine hoş geldiniz. Orada Saat Kaç?’ın bu haftaki konuğu, London School of Economics bünyesinde içerik üreticisi olarak çalışan ve Brighton’da yaşayan Baha Tansukalp. Röportaja başlarken saati soruyoruz: Orada Saat 9, Türkiye’de ise 11.
Marmara Üniversitesi’nde sinema televizyon okuyan Tansukalp, mezuniyetin ardından askerlik nedeniyle yarım kalan bir yüksek lisansın ardından bir arkadaşıyla İstanbul’da kendi şirketini kurmuş. 2016’ya kadar süren bu ortaklıktan ayrıldığı sırada rotayı yurtdışına çevirmiş. Eşine Vietnam’dan gelen bir iş teklifiyle birlikte ailece Ho Chi Minh City’ye taşınmışlar. Tansukalp o dönem bir üniversitede video prodüksiyon dersleri vermeye başlamış. Bu deneyim, kendisini reklam sektörünün tek yol olmadığına ikna etmiş.
Sonrasında Endonezya’ya geçmişler, pandemi patlak verince de İngiltere’ye dönme kararı almışlar. Eşi İngiliz olduğu için çocukların büyükanne ve büyükbabalarına yakın olması önemliymiş. Tansukalp İngiltere’ye geldiğinde reklam ya da film sektörüne değil, kültür ve eğitim sektörüne yönelmiş. Vietnam’daki üniversite deneyiminin kendisine pek çok kapı açtığının altını çizmeden edemiyor.

Pandemi döneminde sosyal medyanın önemini yeni keşfeden Tansukalp, merkezi Portsmouth’ta olan ve ülkenin farklı yerlerinde müzeleri bulunan Royal Navy Museums’da tek kişilik tek kadro olarak çalışmaya başlamış. Stüdyo kurmaktan film çekmeye, senaryo yazmaktan askeri geçmişi olan çalışanlarla diplomatik bir iletişim kurmaya kadar her şeyi tek başına yapması beklenmiş. Kendi şirketini yönetmiş olması kadar, daha önce bir üniversitede çalışmış olması da bu işe girmesinde belirleyici olmuş.

Ardından National Gallery’nin 200. yıl dönümü için İngiltere geneline yayılan bir projeyi yönetecek içerik üreticisi arayışına denk gelmiş. Royal Navy’de edindiği, stüdyo kurma ve içerik stratejisi geliştirme deneyimi doğrudan işine yaramış. 18 aylık bu sözleşmenin ardından bugün LSE’de, eğitimcilerin yapay zekâyı nasıl kullandığını araştırıp dokümante eden bir role geçmiş.
Türkiye’den gelen insanların çok yönlü çalışmaya alışık olduğu gözlemini paylaştığımızda Tansukalp tamamen katılıyor. Kaos ortamında çalışabilmeyi becermiş olmak, iş görüşmelerinde onu öne çıkaran özelliklerden biri olmuş; hatta zorunlu askerliğini bile hiyerarşik iletişimi anlamasını sağlayan, kapı açan bir deneyim olarak görüyor.
Gündelik hayatta pek bir şey değişmedi
Taşındıktan sonra gündelik hayatında en çok neyin değiştiğini soruyoruz. Tansukalp’e göre asıl kırılma noktası çocuklarının doğumuymuş, şehir ya da ülke değil. İş, ev, yol döngüsü her yerde aynı kalmış. Tek fark, İstanbul’da eve kapandığı yerde şimdi bahçeli bir evde hafta sonlarını geçirebilmesi. Türkiye’ye gidip geldiklerinde ise valizlerinde hep aynı şeyler oluyor: Babasına hardal, annesine peynir götürüyor, dönüşte çocukların sevdiği helva ve yumuşak havlular eksik olmuyor.

Sonucu değil süreci sormak lazım
Çalıştığı kurumların her yıl kendisine bir gelişim bütçesi ayırdığını, bu yılki tercihinin yapay zekâ ve otomasyon eğitimi olduğunu anlatıyor Tansukalp. Türkiye’ye taşınması gereken bir alışkanlık sorduğumuzda ise temkinli davranıyor. Türkiye’deki iş kültürünü uzun süredir yakından takip etmediğini belirtip büyük genellemeler yapmak istemediğini söylüyor.
Tansukalp, işinde Kling ve Runway gibi araçları kullandığını, bunların saatler süren işleri dakikalara indirdiği için kendisine zaman kazandırdığını söylüyor. Ama asıl meselenin bu olmadığını düşünüyor: Yapay zekâdan hazır bir sonuç almak, insanın aslında öğrenmesi gereken süreci atlamasına yol açıyor. Ona göre gerçek soru, bu süreci nasıl sürdürülebilir bir pratiğe dönüştürülebileceği.
Hızlı Tur
- Yaşadığın şehir bir insan olsaydı nasıl biri olurdu? Biraz kıl bir herif; sadece yarım yamalak gülümseyip geçen, “hiç bulaşmayayım” diyen biri.
- İş çıkışı seni nerede buluruz? Trende, Brighton’a dönüş yolunda.
- Yerel dilde öğrendiğin favori bir söz ya da davranış var mı? Kelimeden çok bir davranış: Karşındakinin ne söylemeye çalıştığını bilip bunu söylemeden bekletmek. Tansukalp bunu kibirden değil, tam tersine bir tür alçakgönüllülükten kaynaklanan, çok İngiliz bir tavır olarak tanımlıyor.
- Bir haftalığına başka bir yerden çalışman gerekse nereyi seçersin? Endonezya; doğası, denizi, yemeği ve insanların sakinliği için.
