Schneider Electric’in 14 ülkede 1.453 yöneticiyle gerçekleştirdiği yeni araştırma, ambalajlı tüketim ürünleri sektöründe büyüyen bir çelişkiyi ortaya koyuyor: Üreticiler 2030’a kadar yapay zekâdan rekor getiriler bekliyor, ancak bugün aldıkları getiri çoğunlukla yüzde 20’nin altında kalıyor.
2030 için büyük beklenti, bugün için düşük getiri
Schneider Electric’in 2026 Küresel CPG Sektöründe Endüstriyel Yapay Zekâ Anketi, sektörün yapay zekâya dair beklentileriyle mevcut performansı arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Bugün CPG üreticilerinin yalnızca yüzde 13’ü yapay zekâyı temel operasyonlarına ve karar alma süreçlerine uçtan uca entegre etmiş durumda. 2030’a gelindiğinde ise üreticilerin yüzde 37’si yapay zekânın operasyonlarının merkezinde olmasını bekliyor; yani dört yıl içinde üç katlık bir sıçrama öngörülüyor.
Yatırım getirisi tarafında da tablo benzer. Katılımcıların yüzde 32,7’si 2030 yılına kadar yapay zekâ projelerinden yüzde 50-74 arası getiri bekliyor, yüzde 7,9’u ise yüzde 100’ün üzerinde bir getiri öngörüyor. Öte yandan araştırma, bu seviyelerin bugün yalnızca Dünya Ekonomik Forumu’nun Lighthouse fabrikalarında veya otonom tesislerde görüldüğüne dikkat çekiyor.
Mevcut durum ise oldukça farklı: Katılımcıların yüzde 70’i bugün yapay zekâdan aldığı getirinin yüzde 20’nin altında olduğunu, yüzde 28,4’ü ise yüzde 5 veya daha düşük bir getiriyle yetindiğini söylüyor.
Önlenebilir kayıplar 2030’a kadar katlanacak
Araştırma, üreticilerin yapay zekâya neden bu kadar hızlı yöneldiğini de açıklıyor. Üretim gecikmeleri, duruş süreleri ve ekipman arızaları gibi verimsizlikler, bugün nihai ürün maliyetinin yüzde 20,3’ünü oluşturuyor. Katılımcılar, gecikmeler, duruş süreleri, yeniden işleme, kalite sapmaları ve varlıkların verimsiz kullanımı nedeniyle üretim gelirlerinin ortalama yüzde 15,2’sini kaybettiklerini bildiriyor.
Daha da dikkat çekici olan, bu önlenebilir kayıpların gelecek yıl yüzde 21,37’ye, 2030’a kadar ise yüzde 29,14’e çıkmasının beklenmesi. Üreticiler bu eğilimi tersine çevirmek için yapay zekâ, veri ve otomasyonun birleşik gücüne bel bağlıyor.
Asıl engel yapay zekâ değil, fabrikanın kendisi
Sonuçların en çarpıcı yanı, sektörün yapay zekâyı ölçeklendirmesinin önündeki engellerin teknolojik değil yapısal olduğunu göstermesi. Katılımcılar en büyük engeller olarak şunları sıralıyor:
- Yapay zekâ ve veri bilimi alanındaki beceri açıkları (yüzde 43)
- Eski otomasyon sistemleri ve altyapı (yüzde 37,5)
- Bağlamlandırılmış operasyonel veri eksikliği (yüzde 36,3)
- İş gücü direnci (yüzde 25,7)
Bu kalemlerin tamamı, siber güvenlik ve uyumluluk endişelerinin (yüzde 21,7) önünde yer alıyor.
Metodoloji
Araştırma, Censuswide tarafından 26 Şubat–24 Mart 2026 tarihleri arasında 14 ülkede (İngiltere, ABD, İtalya, Almanya, İsveç, Norveç, Finlandiya, Fransa, Danimarka, Suudi Arabistan, Avusturya, İrlanda, İsviçre ve Mısır) yaşam bilimleri ile yiyecek-içecek sektörlerinden 1.453 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Katılımcıların yüzde 25’i C-seviyesi üst düzey yöneticilerden, yüzde 75’i ise kıdemli üretim karar alıcılarından oluşuyor.
