Bazı kampanyalar ürünü anlatmayı tercih eder. Bazıları ise ürünü anlatmak yerine,
onun etrafında bir dünya kurar.
Absolut ve Tabasco iş birliğiyle hayata geçen Absolut Tabasco lansmanı, tam olarak bunu yapıyor. Kampanya, izleyiciyi İzlanda’nın volkanik arazilerine taşıyor; lavlarla çevrili, sert ve neredeyse tehditkâr bir coğrafyaya.
Koruyucu kıyafetler içindeki karakterler, helikopterle bu araziye iniyor. Görsel dil, bilimsel bir keşif hissi ile bir tat deneyimi arasında bilinçli olarak kararsız bırakılıyor. Anlatılan şey bir ürün detayı değil, bir yoğunluk hali.
“For Those Who Bring The Heat” söylemiyle duyurulan kampanya, Absolut Tabasco’yu açıklamaya çalışmıyor. Lezzet notları ya da içerik listeleri yok.
Bunun yerine acıyı ve yoğunluğu bilinçli bir tercih olarak sahiplenen bir kitleye işaret ediyor. Volkanik peyzajlar, yükselen dumanlar ve sert kontrastlar; Tabasco’nun acısını ve Absolut’un karakterini kelimelere ihtiyaç duymadan aktarıyor.
Bloody Mary bu anlatının merkezinde yer alıyor, ancak bir tarif olarak değil; acıyı bastıran değil, onu talep eden bir zevk anlayışının sembolü olarak.
MAD Yorumu
Bu iş birliği, bir ürün lansmanından çok, bir konumlandırma denemesi olarak okunabilir.
Absolut x Tabasco, “ne içiyoruz?” sorusundan ziyade, “nasıl bir zevk anlayışını sahipleniyoruz?” sorusunu öne çıkarıyor.
Burada satılan şey acı değil.
Acıyla kurulan ilişki.
