IKEA’ya gitme amacınız az çok bellidir: İsveç köftesi yemek, showroom’larda ev sahibi gibi rol yapmak ya da mobilya satın almak. Bazen de çıkarken küçük ahşap kalemlerden birkaç tane cebe atarız. Peki, tamamen ücretsiz olan ve gardırop ölçüsü almaktan başka bir işe yaramayacağını düşündüğünüz bu minik kalemin bir gün bir cerrahın elinde, bir insanın kafatası ameliyatında başrole geçeceği aklınıza gelir miydi?
Hikaye, 2010’dqa tıp dünyasının en prestijli yayınlarından British Medical Journal’da yayımlanan bir makaleyle gün yüzüne çıktı. Oxford Üniversitesi’nden Karen Eley ve John Radcliffe Hastanesi’nden Stephen Watt-Smith, girdikleri bir çene-yüz ameliyatında kendilerine sterilize edilmiş bir IKEA kalemi uzatıldığında, aslında eşsiz bir kullanıcı inovasyonuna tanıklık ettiler.

Kafatasını ya da çene kemiğini yeniden şekillendiren bir cerrah için en kritik aşama, kesi hatlarını doğru işaretlemektir. Milimetrik bir hata her şeyi değiştirebilecekken, tıp dünyası garip bir problemle karşı karşıyaydı. Ameliyatlarda kullanılan o aşırı pahalı özel cerrahi keçeli kalemler, iş ıslak, kaygan ve sert kemik yüzeylerine geldiğinde kelimenin tam anlamıyla çuvallıyordu. Üstelik ameliyat esnasında kullanılan yıkama sıvıları bu işaretleri saniyeler içinde silip süpürüyordu.
Oysa kurşun kalemin özü olan grafit, kemik üzerinde son derece net, kalıcı ve sıvılardan etkilenmeyen mükemmel bir çizgi bırakıyordu. İşte tam bu noktada, milyarlık medikal AR-GE laboratuvarlarının çözemediği problemi, IKEA’nın o minik ahşap kalemi çözdü. Kalemin küçük boyutu dar ameliyat alanlarında muazzam bir ergonomi sağlarken, grafit ucu da en gelişmiş tıp teknolojisine âdeta meydan okudu.
