Telefona farkında olmadan uzanmak, çoğumuzun ortak alışkanlığı. Odaklanma modları, uygulama sınırları, bildirim kısıtlamaları… Hepsi var, hepsi işe yarıyor. Yine de elimiz bir yolunu bulup cebe gidiyor.
Köln’de yaşayan tasarımcı Kevin Noki, sorunu telefona bakma refleksinde aradı. Çözümü, 1980’lerin tuğla telefonlarını andıran bir cihazda buldu. Adı ADHD ONE, açılımı ise Anti Distraction Handset Device.
iPhone’a Bluetooth ile bağlanan bu ahizeyle arama yapılıyor, gelen aramalar yanıtlanıyor, numara çevriliyor ya da rehberden kişi seçiliyor. Hepsi bu. Akıllı telefon başka bir odada kalıyor, müşteriden ya da aileden gelen çağrı ise kaçmıyor.
“Mesajlaşmak artık çok yaygın ama gerçekten acil bir şey olduğunda insanlar arıyor. Gerisi bekleyebilir. Arkadaşlarla teknoloji haberlerini konuştuğumuz grup sohbeti de dahil.”
-Kevin Noki
Zahmet, tasarımın bir parçası. ADHD ONE iri, hantal ve cebe sığmıyor. Fiziksel tuşları ve küçük ekranı, deneyimi baştan sınırlıyor. Noki’ye göre bu sadelik, cihazın amacına hizmet ediyor.





Peki, eski teknolojiye bu ilgi nereden geliyor? Noki, 80’lerde bilgisayar markası Commodore bir dizüstü üretseydi nasıl olurdu sorusuyla çıktığı, 3 boyutlu yazıcıyla basılmış C64 tarzı taşınabilir bilgisayarı Portable 64’ü ve FlatMac’i de retro tasarımı güncel teknolojiyle buluşturarak yaptı. Eski cihazları daha iyi bulduğunu söylemiyor. Onu çeken, tuşlar, düğmeler ve küçük mekanik ayrıntılar. Bir de o dönemin cihazlarının tek bir işe odaklanması: Telefon konuşmak, kamera fotoğraf, çalar müzik içindi. Bugün hepsi tek cihazda toplanıyor. Bu elbette büyük kolaylık, ama dikkatin dağılması da o kadar kolay. Yine de her şeyi bu gerekçeye bağlamıyor: “Bazen sadece sahip olmak güzel olacağı için bir şey yapıyorum.”
Sihirli bir çözüm değil. Noki, ADHD ONE’ı yaklaşık 1 hafta boyunca son YouTube videosunu kurgularken denedi. Telefon uzakta, aramalar ise ulaşılabilir durumdaydı. Kendini yine de alışkanlıkla telefona bakarken yakaladığını saklamıyor. Zaten YouTube ve Instagram işi de akıllı telefonu zorunlu kılıyor. Bu yüzden cihazı sürekli kullanmıyor; kurgu, 3 boyutlu model çizimi ya da prototip üretimi gibi yoğun odaklanma gerektiren işlerde devreye alıyor, iş bitince telefonuna dönüyor.
Gelen önerilerin hepsine “evet” demiyor. Yılan ya da Breakout gibi oyunlar eklemek en sık duyduğu fikirlerden. Ama bunun ters tepeceğini düşünüyor: Telefon yerine ADHD ONE’da oyun oynamaya başlamak, çıkış amacını boşa çıkarır. Cihazı tek başına çalışan bir telefona dönüştürme önerisi de var. Eski GSM şebekeleri birçok ülkede kapatıldığı için bu ancak 4G ile mümkün. Noki ise ikinci bir SIM karta ve numaraya ihtiyaç duymadan mevcut telefona bağlanan bir yapıyı tercih ediyor.
Telefon üreticilerine verecek bir dersi var mı? Noki, üreticilerin zaten iyi iş çıkardığı görüşünde. Odaklanma modları ve uygulama sınırları ortada. Üstelik akıllı telefonunun kamerasından, müziğinden ve diğer özelliklerinden vazgeçmek istemiyor. Sade bir telefon arayanlar için minimal telefon markası Light Phone gibi seçenekler de var. Noki’nin derdi telefonu ortadan kaldırmak değil, birkaç saatliğine kenara koyabilmek. Bu sırada 80’lerdeymiş gibi davranmak ise güzel bir bonus.
