MAD

Grafik Tasarımcılar Kendi Düğünlerini Nasıl Kurguluyor?

Paylaş:

Grafik tasarımcılar çoğu zaman bizim hayal bile edemeyeceğimiz bir dünyada yaşıyor. İlhamı her yerde görüyorlar. Kahvelerini beklerken bir kafe menüsünü zihinsel olarak yeniden tasarlayabiliyorlar. Evleri özenle kurgulanmış, kombinleri adeta art-directed.

Peki evlenmeye karar verdiklerinde ne oluyor? Kendi düğünlerini tasarlamaya karşı koyabiliyorlar mı, yoksa bu zaten baştan kabul edilmiş bir gerçek mi?

Reklam

Creative Boom, üç tasarımcıyla konuşarak bu sorunun peşine düşüyor.

Davetiyeden afişlere, şarap etiketlerinden sanat yönetimi yapılmış çekimlere kadar uzanan bu süreçte düğünler adeta birer yaratıcı projeye dönüşüyor.

Eve Warren – Gösteriyi Sahiplenen Tasarım

Eve Warren, Love ajansının tasarım direktörü. Saltaire’daki Victoria Hall’da gerçekleşen düğününde el yapımı dekorlar, kız kardeşinin tasarladığı gelinlik ve renk patlamaları ön plandaydı.

Eşiyle birlikte tasarımcı olan Eve için baskı yüksekti. Davetlilerin çoğu yaratıcı sektörden arkadaştı. Ama bu baskıyı geri çevirmek yerine artırdı. Düğün; Leeds College of Art yıllarından, sevdikleri konser afişlerinden ve birlikte biriktirdikleri tasarım referanslarından beslenen güçlü bir görsel dünyaya dönüştü.

Victoria Hall’u “Wes Anderson pastel estetiği içinde renk, sanat ve tasarımın elektrikli çarpışması” olarak tanımlıyor.

DIY romantikti ama aynı zamanda tam zamanlı bir prodüksiyondu. Son haftalar; üretim, el işi ve lojistik planlamayla geçti.

Lottie Petersen – Tam Bir Marka Dünyası

Lottie Petersen, Bloom’un tasarım direktörü. Müzisyen nişanlısıyla birlikte düğününü adeta bir “brand build” projesine dönüştürdü.

“Alun & Lottie” için özel bir görsel kimlik yarattı:

  • Cesur pembe & turuncu palet
  • El yapımı lettering
  • Özgün illüstrasyonlar

Bu kimlik; davetiyelerden oturma planına, menülerden pankartlara, özel şarap etiketlerinden geçici dövmelere kadar yayıldı. Çiçekler minimaldi; atmosferi grafikler taşıdı.

Ancak mükemmeliyetçilik devreye girdi. Gece yarısı milyonlarca küçük yıldız katlarken akıl sağlığını sorguladığı anlar oldu. GF Smith kağıt testleri, baskı denemeleri… Tanıdık bir kreatif spiral.

Yine de sonuç, karakterli ve bütüncül bir marka evreniydi.

Poonam Saini – Sadeleştiren Sanat Yönetimi

Poonam Saini, KISS’in kreatif direktörü. Onun yaklaşımı ise tam tersiydi: “Ben tasarlamadım, sanat yönetimi yaptım.”

Kendi davetiyelerini tasarlamak yerine stüdyosundaki tasarım direktörüne brief verdi. Sürpriz yaşamak istedi. Annesine after-party için el işlemeli bir pankart yaptırdı.

Odak noktası; fotoğraf, film ve stil oldu. 90’lar VHS estetiğinde, belgesel tadında bir kayıt istedi. Gürültüsüz, dürüst ve samimi.

“Keeping it simple” yaklaşımıyla kağıt setleri ya da abartılı detaylar yerine; York’ta bir Georgian ev, miras referansları ve kişisel dokunuşlar tercih edildi. Onun için önemli olan tasarımın kendisi değil, niyetti.

Reklam