Kemal Kükrer Mast Head

Esnaf Marketing 101: Dükkânın Yüzü Olmak

Paylaş:


Esnaf pazarlamasının ilk dersi çok eski: İnsan önce ürünü değil, satanı hatırlar. Reklam bütçesi olmayan işletme, güveni de sohbetle ve espriyle kazanır.

Eskiden bakkalın, terzinin, manavın kim olduğunu ancak mahallesinde yaşayan bilirdi. Bugün telefonda video kaydırırken karşımıza mükemmel bir İngilizceyle müşteriyle sohbet eden bir baklava ustası çıkabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Hamido Baklava’nın videosunda karşılaştığımız sahne tam olarak buydu. 

Reklam

Tezgâhtan dünyaya seslenmenin yolu, artık dükkânın konumundan çok ustanın ekrandaki hâlinden geçiyor.

Bu dönüşümün en iyi bilinen örneklerinden biri 2024 yazında sahneye çıktı. 26 Haziran 2024’te ilk videosunu yayınlayan Saraylı Mefruşat’ı hatırlarsınız. Hâlâ aktif olan hesap, QNB Türkiye’nin KOBİ’lere yönelik Dijital Köprü platformunu bir perde dükkanının içinden, esnaf diliyle anlatıyor. Mart 2026’dan beri dükkânın yeni bir sahibi Ahmet Kürşat Öçalan’ın canlandırdığı karakterle sürüyor.

Saraylı Mefruşat kurgu bir dükkan, arkasında da bir banka var. Gerçek esnafın işi ise daha yalın: Kamerayı kendisi tutuyor, müşteriyle kurduğu sohbeti kendisi kuruyor. Lüks mücevher ve saat videolarıyla yıllardır sosyal medyada tanınan Ersan Diamond da ürünü değil, kendi karakterini öne çıkararak yüz binlerce takipçiye ulaştı.

Bu videoların neden bu kadar çok izlendiğini anlamak zor değil. Kurumsal bir reklam filmi “bize güvenin” der, esnaf videosu bunu hiç söylemeden yapar. Kamera bir esnafın fatura kesme anı, müşteriyle pazarlık gibi gündelik anlarını gösterebilir. İzleyici bunun bir tanıtım videosu olduğunu bilse bile, karşısında kurumsal bir sesin değil, tek bir insanın olduğunu hisseder. Platformların algoritması da bu türü zaten ödüllendiriyor. Stüdyo kalitesinde çekilmiş, kusursuz kurgulanmış içerik yerine, telefonla çekilmiş, doğal akışında kalan video daha çok izlenme alıyor.

Formüle yakından bakınca birkaç sabit unsur öne çıkıyor. Önce tanıdık bir yüz; izleyicinin defalarca gördüğü, ismini bilmese bile tavrını tanıdığı bir karakter. Sonra tekrar eden bir replik ya da jest; hesabı hatırlatan, sonraki videoda da beklenen bir imza. Ardından gündelik detaylar; iş yerinin gerçek sorunları, müşteri anlaşmazlıkları, mesai düzeni. Son olarak kısa süre; çoğu video bir dakikanın altında, tek bir sahneye, tek bir ana kilitleniyor.

Bu estetiğin işe yaradığını gören markalar da aynı dili kullanmaya başladı. Saraylı Mefruşat bunun en görünür örneği. Gerçek bir esnaf yok, ama esnaf gibi konuşan bir karakter var. Kurgu dükkân, gerçek dükkanların diliyle QNB’nin kurumsal mesajını taşıyor. Bu da formülün ne kadar güçlü bir güven aracına dönüştüğünü gösteriyor. Bir banka bile mesajını iletmek için kendi kurumsal kimliğinden değil, esnafın kimliğinden ödünç alıyor.

Elbette formülün de kırılgan tarafları var. Hesap tek bir kişiye bağlıysa, o kişi çekilince ya da ilgisini kaybedince hesabın da ivmesi düşüyor. Saraylı Mefruşat’ın sahip değiştirmesi bunun kurumsal versiyonuna örnek; kurgusal olduğu için sorun büyük değil, ama gerçek bir esnaf için aynı durum işin sonu olabilir. Bir diğer risk de sınırın bulanıklaşması: izleyici zamanla hangi videonun gerçek bir esnafı, hangisinin bir markanın kurgusunu gösterdiğini ayırt edemez hâle gelebilir. Bu da güven inşa eden formülün, uzun vadede güveni aşındırma riski taşıdığı anlamına geliyor.

Yine de sonuç ortada: her küçük işletmenin bir ajans ya da marka desteği yok. Pazarlama bütçesi sınırlı olan esnaf, kendi internet karakterini kendisi yaratıp yoluna devam ediyor. Ekranın karşısına geçtiği andan itibaren dükkânın en güçlü reklamı da kendisi oluyor.

Reklam