Marwood

Çıkışı Bulana Kadar Kaç Vitrin Gördünüz?

Paylaş:

AVM’de tuvaleti ararken kendinizi bir mağazanın daha önünden geçerken bulduğunuz oldu mu? Ya da yemek katına çıkmak için yürürken, planınızda olmayan birkaç markayı daha fark ettiğiniz?

Bu çoğu zaman tesadüf değil. Yönlendirme tasarımı yalnızca göze iyi görünen tabelalar ya da hayatı kolaylaştıran ok işaretlerinden ibaret değil. Doğru kullanıldığında, insanların mekân içindeki hareketini şekillendiren oldukça güçlü bir stratejiye dönüşebiliyor.

Reklam

AVM’lerde bu strateji neredeyse görünmez şekilde çalışıyor. Tabelalar size yolu gösteriyor gibi görünürken, aslında hangi koridordan geçeceğinizi, hangi mağazalarla karşılaşacağınızı, hangi kata çıkacağınızı ve içeride ne kadar zaman geçireceğinizi de etkiliyor.

Çıkış, tuvalet, yemek alanı, sinema, otopark ya da büyük mağazalar arasındaki rota yalnızca mimari bir tercih değil; aynı zamanda ticari bir kurgu.

Çünkü AVM için ideal ziyaretçi tamamen kaybolmuş biri değildir. Ama fazla hızlı çıkan biri de değildir. Bu yüzden yönlendirme sistemi, ziyaretçiye yeterince kontrol hissi verirken onu mümkün olduğunca fazla temas noktasından geçirir.

Bir tabela bazen sadece sağa dön demekle kalmaz; sizi bir vitrinin, bir kampanya alanının ya da yeni açılmış bir mağazanın önünden geçirir.

Yönlendirme tasarımının en ilginç tarafı da burada başlar. İyi çalıştığında fark edilmez. Kötü çalıştığında ise herkes aynı anda durur, yukarı bakar, telefona sarılır, geri döner ya da kalabalığın akışını keser.

AVM’de yön bulmak bu yüzden yalnızca mekânsal bir mesele değildir. Aynı zamanda dikkat, zaman ve tüketim davranışı üzerine kurulmuş sessiz bir tasarım senaryosudur.

Reklam